Büyük Bağlılık Sınavı

Büyük bağlılık sınavı olan Sebt, özellikle çekişme konusu yapılacak olan gerçektir. Sahte sebti tutmak Tanrı’ya karşı duran güçle ittifak etmek, gerçek Sebti tutmak ise Yaratıcıya bağlı kalmak anlamına gelecektir. Bir sınıf canavarın işaretini alırken, diğer sınıf Tanrı’nın mührünü alacaktır.

Dinsel hoşgörüsüzlüğün kontrole geçeceğine, kilise ve devletin Tanrı’nın buyruklarını yerine getirenlere zulmedeceğine ilişkin ön bildiriler, temelsiz ve saçma olarak değerlendirilmiştir. Ne var ki Pazarı tutma konusunun yaygın bir şekilde vurgulanması bu olayların kuşkusuz bir şekilde yaklaştığını göstermektedir. Bildiri önceden görülmemiş sonuçlara neden olacaktır.

Tanrı her kuşakta dünyadaki ve kilisedeki günahı azarlamak için hizmetkarlarını göndermiştir. Kollarını sıvayan birçok reformcu, kilisenin ve ulusun günahlarına karşı çok ılımlı bir tavır takınmışlardır. Pak imanlı yaşamını gören insanların Kutsal Kitap’a döneceklerini ummuşlardır. Ancak Tanrı’nın Ruhu onların üzerine gelmiş ve hiç korkmadan Kutsal Kitap’ın açık öğretilerini duyurmaya başlamışlardır.

Bildiri böylece ilân edilmiştir. Rab kendilerini hizmete adayan alçakgönüllü kulları aracılığıyla işlev görecektir. İşçilerde çeşitli kurumların eğitimi yerine Tanrı Ruhunun mesh edişi niteliğine bakılacaktır. İnsanlar kutsal bir hararetle ilerleyerek Tanrı’nın verdiği sözleri duyuracaklardır. Babil’in günahları apaçık ortaya dökülecektir. İnsanlar harekete geçecektir. Daha önce bu gibi sözler işitmeyen binlerce kişi vardır. Babil günahlarından ve gerçeği reddetmesinden ötürü düşmüş olan kilisedir. Halk öğretmenlere gidip “Gerçekten de bunlar böyle mi?” diye sorduğunda öğretmenler vicdanı uyutan masallar anlatacaktır. Ancak birçokları, “Rab şöyle diyor” şeklinde açık bir yanıt beklediğinden, popüler hizmetler gerçeği duyuranları ezecek, zulmedecek ve günahı seven kalabalıkları kışkırtacaktır.

Kilise görevlileri ışığı kapatmak ve bu can alıcı soruları örtmek için insanüstü bir çaba gösterecektir. Kilise sivil kolun gücüne dayanacak, papalık yanlılarıyla Protestanların işbirliğine tanık olunacaktır. Pazarı zorla kabul ettirme akımı cesaret kazandıkça, buyrukları tutanlar cezalara ve hapse maruz kalacaktır. İmanı reddetmeleri için bazılarına mevki, bazılarına da armağanlar sunulacaktır. Ama aldıkları yanıt, “Bize yanıldığımızı Kutsal Kitap’tan gösterin” şeklinde olacaktır. Mahkemeler önünde tanıklık verenler gerçeği güçlü bir şekilde savunacaklar, onları işiten bazıları Tanrı’nın tüm buyruklarını tutmanın gerekliliğini göreceklerdir. Bu gerçekleri başka türlü duymayacak olan kişiler böylece duyacaktır.

Tanrı’ya itaat isyan gibi görülecektir. Ana babalar inanan çocuklarına karşı şiddet kullanacaklardır. Evlatlıktan reddedilen çocuklar evlerinden kovulacaktır. “Mesih İsa’ya ait olup Tanrı yoluna yaraşır bir yaşam sürmek isteyenlerin hepsi de zulüm görecek” (2.Timoteyus 3:12). Gerçeği savunanlar Pazarı onurlandırmaktan vazgeçmedikçe, bazıları hapse atılacak, bazıları sürülecek, bazılarına da köle gibi davranılacaktır. Tanrı’nın Ruhu insanlardan çekilirken tuhaf gelişmeler olacaktır. Tanrı korkusu ve sevgisi geri çekildiği zaman yürek çok zalimleşir.

...