Günah ve suç arasındaki fark nedir

Günah geçmişe yöneliktir. Herhangi bir zamanda yanlış bir şey yapmış, haksızlıkta bulunmuşuzdur. Tanrı’yı üzmüş ve bir günah işlemişizdir.

Günah ne kadar sürer?

Bir hırsızlık, evlilik dışı bir ilişki, fal bakma, ruh çağırma seansı, büyülü sözler v.s belki birkaç dakika belli bir saat sürebilir. Her durumda günah işleme süresi oldukça kısa olmaktadır.

Peki suç ne kadar sürer?

Suç şu an için geçerlidir; işlediğimiz suçun sonuçlarına ve yan etkilerine katlanırız; çoğunlukla bir ömür boyu sürer. Her suçun bir sonucu vardır. Bu sonucu ortadan kaldırmak için bir bedel, bir hizmet sunmamız ya da bir durumu düzeltmemiz gerekebilir. Bizi boğan kısa bir zaman içinde yaptığımız günah veya yanlış davranş değil, işlediğimiz günahın olumsuz sonuçları ve suçun yüküdür.

Müjde’de şöyle der; İsa Mesih yalnıza günahları affetmez. Benim günahım İsa’nın canına mal olmuştur. İsa benim yaşamımdaki suçu ortadan kaldırabilecek tek kişidir.

Bu deneyimden yola çıkan Kral Davut şöyle itirafta bulunmuştur:

“Ne mutlu isyanı bağışlanan, Günahı örtülen insana!. Suçu RAB tarafından sayılmayan, Ruhunda hile bulunmayan insana ne mutlu! Sustuğum sürece Kemiklerim eridi, gün boyu inlemekten. Çünkü gece gündüz elin üzerimde ağırlaştı. Dermanım tükendi yaz sıcağında gibi. Günahımı açıkladım sana”. (Mezmurlar 32:1-5b)

Tanrı’nın rakibi, sunduğu yardımın karşılığında bir bedel ister. Bu yardımı kabul etmiş olan önceki nesil yapmış bile olsa şeytanın yandaşı olur. Bu bedelleri ödemekten bulanırız, çünkü suçun sonuçları hep olumsuzdur.

Suç her zaman arkasında istenmeyen şeyleri de sürükler. Bir çözüm ararız ve kendi kendimizi affederiz. Bir çıkış yolu ararız ve suçu sıkıştırırız. Kendimizi haklı çıkarmakta çok ustayızdır.

Esenliğe ulaşmanın tek yolu vardır; Günah ve suç gün ışığına çıkmalıdır, her ikiside tek tek İsa’ya itiraf edilmelidir. Sadece İsa günahları affeder ve bizi suçun ağırlığı altında ezilmekten kurtarabilir. Böylece şeytana artık bir bedel ödemek sorunda kalmayız.

Çok dindar bir bayan intihar etme, düşüncesinden ve bulanımdan şikayetçiydi. Bir kere falına baktırmak ve ayrıca el çizgilerinden gelceğini öğrenmek istemişti. Mesih İsa’nın okült uğraşların sonucunda ortaya çıkan sorunları ortadan kaldırabileceğini öğrendiğinde ise çok sevinmişti. Günahlarını İsa’ya tek tek ve yüksek sesle itiraf etti, şeytanı terk edip yaşamını İsa’ya adadı. Buna rağmen özlediği kurtuluşu bulamamıştı.

Acaba sebeb neydi?

Uzun görüşmelerin sonunda İsa’dan bir günahını sakladığı ortaya çıktı. Kendisine haksızlık yapan kişilerle barışmamış ve bu insanların barışma girişimlerine de yanaşmamıştı. Böylece bir olayı kendisine yakıştıramamıştı.

Görüşmemiz sonucunda bayan barışma yanlısı olmadığından dolayı yüksek bir bedel ödediğini anladı. Bir taraftan barışmamazlık kendisini İsa’dan ayırırken, diğer taraftan şeytan bedelini alıyordu, çünkü ortada itiraf edilmemiş bir günah vardı. Tanrı’ya kendisine başkalarını affedebilme gücünü vermesini diledikten sonra gönülden affedebilme ve barışabilme yetisi kazandı. Bu görevini tam olarak yerine getirip günahını İsa’ya itiraf ettikten sonra gerçek kurtuluşa kavuştu.

Günahların itiraf ve affı bizi kurtarır! Günah ise tutsak eder! Yeniden bir haksızlık yapıp da tekrar günaha düşersek şeytanın tekrar bedel alacağı bir tehlikeye adım atımış oluruz. Şeytan hayatı zorlaştırmak ve bizi zayıf noktamızdan yakalamak için pusuda beklemektedir. İsa’ya tüm günahlarımızı sesli olarak itiraf edersek, şeytanın yaşamımız üzerindeki baskısı da kalmayacaktır.

...