İçgülerin Bozulması

Tanrı’nı biz insanlara verdiği bir armağan da cinsel güdülerdir. Kutsal Kitap’ta bu konu şöylle belirtilmektedir.

“Tanrı insanı kendi suretinde yarattı, onu Tanrı’nın suretinde yarattı. Onları erkek ve dişi olarak yarattı. Onları kutsayarak, “Verimli olun, çoğalın” dedi, “Yeryüzünü doldurun ve denetiminize alın; denizdeki balıklara, gökteki kuşlara, yeryüzünde yaşayan bütün canlılara egemen olun.” (Yaratılış 1:27-28)

Cinsel güdüler Tanrısal kaynaklıdır ve doğaldır. Eğer cinsel güdüler bozulursa o zaman Tanrı’nın insanlara bereket ve sevinç getiren bu armağanı tehlike oluşturabilir. “cinsel özgürlük” diye adlandırılan kavramın altında karanlık güçler vardır. Sınırları olmayan bu “şehvet kaynağı” çeşitli alanlarda bedelini talep eder. Sefehat içinde bir yaşam sürme içgüdüsü, hiçbir şeyden tatmin olmama, çarpık ilişkiler vs. büyük bir tehlikeyi hazırlayan ve kişinin yakınlarının bile haberi olmadığı alanlardır.

İki çocuk annesi genç bir bayan cinsel arzularından şikayetçiydi. Evli olmasına rağmen evlilik dışı ilişkilerini sürdürmekteydi. Duyduğum sözlerden adeta şok olmuştum: “Eşim bana yetmiyor! Başka erkeklere de ihtiyacım var. Bu benim tabiatımda var.”

Acaba bu şekilde davranmasının arkasında ne olabilir diye düşündüm. Sonra ona şu soruyu yönelttim: “Fal hakkında ne düşünüyorsunuz?” Hemen yanıt verdi: “Ah, bilmek istediğiniz bir şey varsa hemen size fal açabilirim!” Görüşmemiz boyunca fal açmanın dışında başka okült şeylerle de uğraştı ortaya çıktı. Ayrıca birçok batıl inancı vardı. İşin gerçeğini anladıktan sonra bu bayanın neden dürtülerine hakim olamadığını kavramış oldum. Cinsel dürtüleri bozulmuştu. Şeytandan almış olduğu yardımlar karşılığında büyük bir bedel ödüyordu.

Bir memur da bana cinzel duygularına hakim olamadığını anlatmıştı. Devamlı olarak porno dergileri okuyordu. Görüşmemiz neticesinde sık sık astroloji ve yıldız falı ile uğraştığı ortaya çıktı. Ona, “Batıl İnancın Büyüsü” adlı broşürümü verdim ve bana açıkça bu konudaki düşüncesini açıklamasını istedim.

Bir hafta sonra tekrar karşılaştığımızda büyük bir sevinçle bana şöyle dedi: “Şimdi Kutsal Kitap’ta yazdığına göre astroloji ile uğraşmanın büyük bir günah olduğunu kavradım. Broşürde yazdığınız gibi tüm yaşamımı İsa Mesih’e adadım ve şeytanla yapmış olduğum andı iptal ettim. Broşürde geçen dua örneklerinin bana bu konuda büyük yardımı oldu. Sonra İsa Mesih’in adıyla dua edip cinsel arzularımı dizginlemesini diledim ve şunu anladım ki artık kendi kendime hakim olabiliyordum. Artık sorunum kalmamıştı.

Ayrıca zihnimi meşkul eden porno illetinden kurtarması için İsa Mesih’in adıyla Tanrı’ya yardım diledim ve beni bu zehirli fantazilerden kurtarması için yalvardım. Kimsenin eline geçip başkalarını da zehirlemesin diye tüm porno dergilerini, tüm astrolojik kitapları ve yıldızfalıyla ilgili dökümanları yaktım. Artık İsa Mesih’in yardım aracılığıyla aydınlığa kavuştum için sevinçli ve mutluyum”

“Size doğrusunu söyleyeyim, benim adımla Baba’dan ne dilerseniz, size verecektir.” (Yuhanna 16:23)

İç güdülerin bozulması kendisini özellikle cinsel alanda belli etmektedir. Günümüzdeki seks hakkında çok konuşulmaktadır. Ama cinsel bir sorunu olan kimse bu sorunundan utandığından nadiren başkaları ile bu konuyu konuşabilmektedir.

Neden bu sorununuzu Tanrı’ya iletemiyorsunuz?

Sevgili okuyucu eğer okült bir sorunun varsa ve örneğin cinsel arzularını frenleyemiyorsan, buna çözüm getiren yolu seçebilirsin. Cinsellik Tanrı’nın bize verdiği bir armağan olduğundan O bu duyguları senden almayacaktır, ama doğal olmayan veya aşırı olan cinsel güdülerini normal düzeye getirecektir. Eğer Tanrı sana elini uzatırsa, O’nun senin için çizmiş olduğu yolda yaşamını sürdürebilirsin.

Cinsel bozukluk kendisini şiddet kullanma ve öldürme hırsı ile de açığa vurabilir. Sürekli olarak haberlerde şiddet dolu sahneler görüyoruz. Bu kişiler içlerinde kendilerine ölüm emri veren bir sese kulak verdiklerini söylemektedirler. Bazıları ölüm sarhoşluğundan dolayı bu duruma geldiklerini belirtmektedir. Burada karşımıza dini ayinler için yapılan katliamlar da çıkmaktadır. Kesinlikle bu zavallı insnaların yaşamlarında böyle kötü sonuçlar yaratacak ölçüde okült uğraşıları olmalı.

Bir diğer güdü ise “Kleptomani” denilen hastalık derecesinde çalmaya karşı engellenemez bir arzudur. Tanıdığım genç bir adam devamlı bir şeyler aşırma tutkusu ile dopdoluydu. Bir şeyler çalmadığı bir gün bile yoktu. Bu tutumunu bir türlü açıklayamıyordu. Sorularım neticesinde daha önceleri okült şeylerle uğraştığı ortaya çıktı.

Leave a Comment