Karakter Değişimleri

Okült uğraşların ve batıl inançları uygulamanın bir sonucu olarak “dik kafalılık” diye tanımlayabileceğimiz bir durum oluşur. Kimse ona öğüt veremez olur. Her ılımlı kanıt geri çevrilir. Şöyle bir söz vardır: “Taş kafalı”. Bu insanlar yaptıklarının acısını çekerler. Bazen yanındakilere şöyle dedikleri olur. “Dik kafalılığımın acısını çekiyorum”.

Genç yaşlarındayken fala ve kart açmaya merek duymuş imanlı bir bayan aşırı sert karakterinden dolayı üzüntü duyuyordu. Hiç bir olay karşısında kalbi yumuşamıyordu. Kendisi bile, “Taşdan bir kalbim var ve bu huyumun acısını çok çekiyorum!” diyordu.

Yıldız falı ve burçlarla haşır neşir olmuş bir bey de etrafında sevilmeyen ve karanlık bir tip olup çıkmıştı. Artık diğer insanlarla zor ilişki kurabiliyor ve çekingen olarak yaşıyordu.

Fal açan ve sık sık falcılara danışan bir başka bayan ise iş arkadaşları ve yakınları ile sürekli tartışırdı. Kavga neredeyse günlük işlerinden sayılır olmuştu.

Okült uygulamaların neden olduğu bir diğer sorun da başkaları ile barışık olamamaktır. Tüm iyi niyetli çabalarına rağmen bu insanlar etrafındakilerle bir türlü barışamaz, başkalarından özür dileyemez ve onların özürlerini kabul edemezler. Bir bayan bana “İçimden hiç barışmak gelmiyor!” demişti.

Cimrilik veya ölçüsüz tüketim düşkünlüğüde yaşamı zorlaştıran ve üzerimize bir yük getiren sorunlardan sayılabilir.

Her ufak şeyde hemen sinirlenen kimse, bunun bedelini öder. Devamlı öfke içinde yaşayan insanlar vardır. Bazıları “benim yaratılışım böyle” diyorsa da, bu kesinlikle normal bir davranış değildir.

Bir bayana çocukluğunda büyü yapılmıştı. İmanlı biri olmasına rağmen her ufak olayda birden parlayı veriyordu. Bu davranışı onu çok üzüyordu. Daha sonra İsa Mesih aracılığıyla tüm dertlerinden kurtulmuştu.

Karakter değişimlerinin içinde öfkeyi de sayabiliriz. Öfke, kesinlikle Tanrı’nın bize verdiği özelliklerden biri değildir. Öfkeli insanlar bize belki şunları söylemektedirler: “Öfkeli olmam kalıtımsal”. Herhalde bu da kendini savunmanın bir başka yolu olsa gerek! Tüm çabalara rağmen öfkeden kurtulamamaktadır. Ama ömrümüzün sonunda dek öfkeli olmak zorunda değiliz. Tanrı burada da bize yardım elini uzatmaktadır.

Genç ve çalışkan bir adam da sigaraya olan düşkünlüğünün yanında çok da öfkeli bir yapıya sahipti. Kendisi bile öfke krizlerinden korkar olmuştu. Annesi ona birçok kez büyü yaptırmıştı. Öfkenin nereden kaynaklandığını görebiliyoruz. Bu kötü huydan kurtulduğunda şöyle dedi: “Eğer kurtuluş yolunu (İsa’yı) daha önce tanımış olsaydım, bu kadar uzun zaman öfkenin esiri olmazdım. Tanrı’ya beni dertten kurtardığı için şükürler olsun”

Okült uğraşların sonucu ortaya çıkan karakter değişiklikleri hep olumsuz yöndedir. Tanrı’nın rakibi bizlere cazip bir yardım sunmakla gerçekte bize kötülük etmektedir. Bu şeytansal yardımlar için her durumda büyük bir bedel ödemek zorunda kalacağız. Böyle bir yardım almaya değmez. Tanrı’ya olan inancımız ödüllendirilir. O’ndan gerçek yardım ve şifa bulabilir….

...