Kutsal Kitabın tümü bir rehberdir

Duacı ve eğitilebilir bir yaklaşım olmadan Kutsal Yazı çalışmasına başlamak, en açık metinleri gerçek anlamlarından uzaklaştırmak olacaktır. Kutsal Kitap’ın tümü insanlara olduğu gibi sunulmalıdır.

Tanrı kesin peygamberlik sözünü vermiştir; melekler ve Mesih’in kendisi bile Daniel ve Yuhanna’ya ‘yakında gerçekleşecek olayları’ bildirmek için gelmiştir (Vahiy 1:1). Kurtuluşumuzu ilgilendiren önemli konular, gerçeği dürüstçe araştıranların kafasını karıştıracak ya da yanlış yönlendirecek şekilde açıklanmamıştır. Tanrı Sözü, onu duacı bir yaklaşımla inceleyen herkese açıktır.

Özgürlükçü akım nedeniyle insanlar, düşmanlarının hilelerine körleşmiştir. Düşman Kutsal Kitap’ın insan tahminleriyle yorumlanmasına yol açmış, Tanrı’nın yasası bir kenara bırakılmış, özgür olduğunu iddia eden kiliseler de günahın tutsaklığı altına girmiştir.

Tanrı bilimsel buluşlar yoluyla yeryüzünün ışığa kavuşmasını sağlamıştır. Ancak en büyük zihinler bile Tanrı’nın Sözüyle yönlendirilmedikçe, bilim ve esin ilişkisini sorgularken karışıklığa kapılmaktadır.

İnsan bilgisi kısmi ve kusurludur; bu yüzden birçok kişi bilimsel görüşlerini Kutsal Yazıyla uyuşturma güçlüğü çekmektedir. Yine birçokları, Tanrı Sözünün, ‘yalan yere bilgi denen’ düşüncelerle sınanması gerektiğini sanmaktadır (1. Timoteos 6:20). Yaratıcı’yı ve onun işlerini doğa yasalarıyla açıklayamadığı için Kutsal Kitab tarihi güvenilmez olarak görülmektedir. Eski ve Yeni Antlaşma’dan kuşkulananlar, bir adım daha atarak Tanrı’nın varlığından da kuşku duymaya başlamıştır. Bu konuda sınır tanımadıkları için de sonuç olarak tanrısızlığın kayalarına vurmaktadırlar.

Şeytan’ın baş hilelerinden biri de insanların, Tanrı’nın bildirmediği konularda tahminler yürütmelerini sağlamaktır. Lusifer, Tanrı’nın her tasarısı kendisine bildirilmediği için doyumsuzluğa kapılmıştır. Bu nedenle bildirilen gerçekleri göz ardı etmiştir. Şimdi de aynı ruhu insanlara aktarmakta, Tanrı’nın dolaysız buyruklarını göz ardı etmeleri için onları da yönlendirmektedir.

...