Putperestlikle Hıristiyanlığın Birleşmesi

Roma Katolik Kilisesi, putperestlikle Hıristiyanlığı bağdaştırarak Tanrı’nın karakterini yanlış temsil etmiş ve zalimce uygulamalara başvurmuştur. İşkence gereçleri kullanarak öğretilerini yaymıştır. Kilise görevlileri, insanları öldürmeden en etkin şekilde işkence etmek için çeşitli yöntemler keşfetmişlerdir. İşkence edilen kişiler ölümü tatlı bir kurtuluş yolu olarak görmüşlerdir.

Roma yanlıları için kırbaç, açlık ve buna benzer bedeni aşağılama disiplinleri vardır. Gökyüzünün beğenisini kazanmak için Tanrı’nın, dünyadaki yolculuğu sırasında insanı kutsamak ve teselli etmek için verdiği bağları koparmak gerektiği öğretilmektedir. Milyonlarca kurban, Tanrı’yı kızdıracak diye diğer insanlara karşı duydukları her türlü hoş duyguyu ve düşünceyi bastırmak için bo-şuna ömür tüketmiştir.

Tanrı insanların üzerine bu ağır yüklerin hiçbirini yüklemiyor. Mesih, gökyüzüne ulaşmaları için kimsenin manastıra kapanmasını istemiyor. Sevginin bastırılması gerektiğini asla öğretmemiştir.

Papa Mesih’in temsilcisi olma iddiasındadır. Ancak Mesih, kendisine gökyüzünün Kralı olarak saygı göstermeyen insanları hapse tıkmış mıdır? Kendisini kabul etmeyenleri ölüme mahkum ettiği işitilmiş midir?

Roma Kilisesi şu anda dünyaya hoş yüzünü göstermekte, geçmişteki korkunç zalimlik örneklerini özürlerle gizlemektedir. Kendisini Mesih benzeri giysilerle örtmüş, ama aslında değişmemiştir. Geçmiş çağlardaki papalığın her ilkesi günümüzde de vardır. Karanlık çağlarda üretilen öğretilere hala bağlı kalınmaktadır. Protestanların şu anda onurlandırdığı papalık, Reform günlerinde hüküm süren papalığın aynısıdır.

Papalık kurumu, peygamberliğin son zamanlarda gerçekleşecek dediği imandan dönüştür
(Bkz. 2.Selanikliler 2:3,4). Bukalemun görüntüsünün altında değişmeyen yılan zehiri vardır. Bin yıldan beri kutsalların kanıyla tarih yazmış olan bu güç, şimdi Mesih’in kilisesinin bir parçası olarak kabul edilecek midir?

...