Sık Sorulan Sorular

Tanrı bizi özel bir şekilde kurtardığı ya da bizi yeni ve umulmadık bereketlerle kutsadığı zaman O’nu armağanlar ve sunularla onurlandırmalıyız. Tanrı’nın bereketlerini sürekli olarak aldığımız gibi sürekli olarak vermeliyiz.
Tapınağımda yiyecek bulunması için bütün ondalıklarınızı ambara getirin. Beni bununla sınayın” diyor Her Şeye Egemen RAB. “Göreceksiniz ki, göklerin kapaklarını size açacağım, üzerinize dolup taşan bereket yağdıracağım. (Malaki 3:10)

Tanrı’nın sözlerini çarpıtmak için şeytan yılmadan mücadele vermektedir. Anlayışı körleştirmeyi ve insanları günaha sürüklemeyi amaçlamaktadır. Tanrı ise şeytan’ın aldatıcı gücüne kapılmasınlar diye insanları korumak ister. Bu nedenle insanlara kendi sesiyle konuşmaya tenezzül etmiş, yetkin yasasını kendi eliyle yazıya geçirmiştir. Şeytan insanın tutkularını Rab’bin vaatlerinden ve gereklerinden saptırmak istediği için bunları zihnimize özenle işlememiz gerekir.

Kutsal Kitap tarihinin gerçekleri ve dersleri yalın bir dille sunulmalı ve gençlerin anlayışına uydurulmalıdır. Ana babalar çocuklarını kutsal yazıdaki engin bilgilerle donatmalıdır. Çocuklarının Tanrıyı sevmesini ve saymasını arzulayanlar, O’nun Sözünde ve yaratılışında açıklanan iyiliğine, yüceliğine ve gücüne değinmelidir.

Kutsal Kitap’ın her bölümü ve ayeti, Tanrı’nın insana emanet edilen sözüdür. İsraillilerin bulut sütunuyla gündüz ve ateş sütunuyla gece yönetildikleri gibi imanlılar da Kutsal Kitap’ı inceleyerek ve uygulayarak aynı yönlendirişe sahip olacaklardır.

Bu konunun ciddiyetini, şeytanın yaptığı yardımların bedelini çocuklardan, torunlardan ve hatta onların da torunlarından bile almasıyla anlayabiliriz.

"Şimdi gücünü göster, ya Rab. Demiştin ki: ‘RAB tez öfkelenmez, sevgisi engindir, suçu ve isyanı bağışlar. Ancak suçluyu cezasız bırakmaz; babaların işlediği suçun hesabını üçüncü, dördüncü kuşak çocuklarından sorar.'" Çölde Sayım 14: 17-18

Tanrı'nın bu uyarısının anlamı şudur: Atalarımdan biri şeytanın yardım teklifini bir kez kabul etmişse, Tanrı'nın rakibi benden de bir bedel talep edebilir.

Bu durum hakkında ON EMİR'de şöyle yazılıdır:

Kendine yukarıda gökyüzünde, aşağıda yeryüzünde ya da yer altındaki sularda yaşayan herhangi bir canlıya benzer put yapmayacaksın. Putların önünde eğilmeyecek, onlara tapmayacaksın. Çünkü ben, Tanrın RAB, kıskanç bir Tanrı'yım. Benden nefret edenin babasının işlediği suçun hesabını çocuklarından, üçüncü, dördüncü kuşaklardan sorarım. Ama beni seven, buyruklarıma uyan binlerce kuşağa sevgi gösteririm.

Günah önemsiz bir şey sayılmaz. Günahımla Tanrı'yı incittiğimi ve O'na acı verdiğimi itiraf edersem, o zaman her günah işlemeden önce günaha karşı yüreğimde büyük bir nefret oluşur. İsa'nın hayatına mal olan bir şeyi yapmak için içimde istek uyanmaz. Kutsal Ruh'un yönlendirmesiyle yanlış işlere sırt çevirir ve Tanrı'nın yardımıyla O'nu sevindirecek işler yaparım.

"Tanrı'nın isteğiyle çekilen acı, kişiyi, kurtuluşla sonuçlanan ve pişmanlık vermeyen tövbeye götürür. Dünyanın acılarıysa ölüm getirir. (2.Korintliler 7:10)"

Tanrı’nın bu konudaki uyarısı şöyledir: "Bu nedenle kendinize çok dikkat edin. Gözlerinizi göklere kaldırıp güneşi, ayı, yıldızları - bütün göksel cisimleri - görünce sakın aldanmayın; eğilip onlara tapmayın. Tanrınız RAB bunları göğün altındaki bütün halklara pay olarak vermiştir. ” (Yasa’nın Tekrarı. 4:15-19)

Tanrısal yasanın göz ardı edilmesinin ya da reddedilmesinin sonucunda kutsal kılınmaya ilişkin hatalı kuramlar oluşmuştur. Öğretide yanlış ve pratikte tehlikeli olan bu sonuçlar genel olarak beğeni toplamaktadır.

Pavlus şöyle diyor: “Tanrı’nın isteği şudur: kutsal olmanız.” Kutsal Kitap, kutsal kılınmanın ne olduğunu ve nasıl edinilebileceğini açıkça öğretiyor. Kurtarıcı öğrencileri için şöyle dua etmişti: “Onları gerçekle kutsal kıl. Senin sözün gerçektir.” Pavlus, şöyle diyor: “Tanrı’nın müjdesini bir kahin sıfatıyla yaymaktayım. Öyle ki uluslar, Kutsal Ruh’la kutsal kılınarak Tanrı’yı hoşnut eden bir adak olsun”

(1 .Selanikliler 4:3; Yuhanna 17:17; Romalılar 15:16).

Kutsal Ruh’un işlevi nedir? İsa öğrencilerine şöyle demişti: “Ne var ki O, yani Gerçeğin Ruhu gelince, sizi her gerçeğe yöneltecek” (Yuhanna 16:13). Mezmurcu, “Senin yasan gerçektir” diyor. Tanrı’nın yasası ‘kutsal, adil ve iyi’ olduğundan o yasaya göre biçimlenen bir karakter de kutsal olacaktır. Mesih böyle bir karakterin yetkin örneğidir; “Tıpkı benim de Baba’nın buyruklarını yerine getirdiğim gibi”, “Çünkü ben her zaman O’nun hoşnut edeni yaparım” (Yuhanna 15:10; 8:29). Mesih’in izleyicileri O’na benzer olmalıdır. Kutsal Yasa’nın ilkelerine dayanarak Tanrı lütfuyla karakterlerini biçimlendirmelidirler.

Kutsal Kitap’a göre kutsal kılınma bu demektir.

Bir firma temsilcisi birlikte çalıştığı müşterilerini ziyaret ederken onlara en zengin kolleksiyonlarını gösterir. Yanında çeşit çeşit çantalar bulundurur ve her zevke, her keseye uygun örnekleri sergileyecek durumdadır.

Şeytan da aynı ilkeyle çalışır. O da çok zengin ve değişik önerilere sahiptir. Hoşlandığı tarzda bir şey bulamayan bir kişiye kesinlikle başka seçenek sunularak sonuca ulaşılacaktır. Herkesin beğenisine uygun bir şeyler var! En sonunda kendi kendimize düşünürüz: “Aslında benim batıl inançlarım yoktur, ama sanki bazı şeylere ben de ortak oluyorum”.

Şimdi şeytanın Yasa'nın Tekrarı 18’de derinlemesine ele alman en değerli koleksiyon örneklerine değineceğiz. Bunlar şeytanın arkasına saklandığı maskelerdir. Bu maskeler:

1. Falcılık ve Tarot Kartı açma

2. İşaretlerden anlam çıkarma, uğursuz günler, el falı

3. Astroloji, yıldız falı, burçlar

4. Sarkaç, dilek çubuğu

5. Grafoloji, geleceğe ait tahminler

6. Ruhçuluk

7. Fincan ve masa hareket ettirme

8. Büyü, sihirbazlık, kara büyü kitapları

9. Muska, tılsım, ruh çağırma

10. Hipnoz

11. Yoga

12. Uyuşturucu

Tanrı’nın sağlığımıza ilişkin dualarımızı duymasının çeşitli yolları vardır. Her durumda şunu bilmeliyiz ki, O bizim durumumuz için en iyi yardımı amaçlamaktadır.

Yaradan eğer isterse her hastalığı bir çırpıda ortadan kaldırır. Özlenen ve arzulanan sağlığı kazandırır. Onun gücü bir anda hepimizi iyileştirmeye yeter. Duanın anında kabul edildiğini gösteren birçok örnek vardır.

Tanrı bizlere seçim hakkı tanımıştır. Tanrı bizleri zorlamaz. Tanrı bizim dikkatimizi çeker, bilgiler verir ve her açıdan bizim için iyi şeyler düşündüğünden bize gerçekleri anlatır. Sonunda karar bize kalır. Kararlarımızın sonucuna da yine kendimiz katlanmak zorunda kalırız. Bu sonuçlar olumlu ya da olumsuzdur.

Öncelikle çok önemli bir soruya yanıt bulmamamız gerekir. Sağlık sadece Tanrı’nın bir armağanı mıdır? Yoksa Tanrı’nın rakibi ve düşman da hastaları iyileştirebilir mi?

Gerçek şu ki, Tanrı bugün de iyileştirebilir ve sağlık verebilir. Ama Tanrı’nın her armağanının bir de taklidi olduğunu unutmamamız gerekir. İsa bizleri şu şekilde uyarıyor: "Çünkü sahte mesihler, sahte peygamberler türeyecek; bunlar büyük mucizeler ve harikalar yaratacaklar. Öyle ki, ellerinden gelse, seçilmiş olanları bile saptıracaklar. İşte size önceden söylemiş bulunuyorum. ” (Matta 24:24-25)

Pavlus’da bu konuda şöyle diyor: “Bu şaşılacak şey değildir. Şeytan bile kendisine ışık meleği süsü verir. Onun hizmetkarlarının da kendilerine doğruluğun hizmetkarları süsü vermesi pek şaşırtıcı değildir. Öylelerinin sonu yaptıklarına uygun olacaktır. " (2.Korintliler 11:14-15)

Eğer Tanrı'nın rakibi mucizeler gösterebiliyorsa, o zaman belirtilerin, mucizelerin ve iyileşmelerin de burada yalnızca Tanrı'nın gücü sonucunda olduğu konusunda bir garanti verdiğini söyleyemeyiz.

Önümüzde iki seçenek vardır: Ya şeytanın şiddeti altında ya da Tanrı’nın gücü altında yaşayacağız. Herkesin kendisi için bir “kazanç veya kayıp faturası” düzenleme olanağı vardır. Çok uzun araştırmalara gerek yoktur. Şu kesindir: Tanrı adına yapılan seçim, kesin bir kazançtır. İrademizle yapacağımız bu karar radikal bir taraf değiştirme olanağı yaratacaktır.

Gerçek şu ki. Şeytan korkunç bir zorbadır ve güçlü bir hükümdardır. “Müjde”lenen diğer bir gerçek ise, İsa Mesih şeytandan daha güçlüdür. O rakibini zaten alt etmiştir. Karar, İsa’nın çarmıhta ölümü ve tekrar dirilişi ile kanıtlanmıştır. İsa Mesih yaşıyor. 0 yardım edebilir ve kurtarabilir. Çarmıh İsa’nın bir zafer işaretidir.

Sevgili okuyucu, çarmıhta Tanrı’nın bize olan sevgisi kanıtlanmıştır. İsa’nın günahlarımızın kefareti olarak ölümü, Tanrı’nın bize beslediği sevginin somut kanıtıdır. Sadece İsa Mesih, şeytanın şiddete dayalı hükümdarlığından kurtarabilir ve onun bizlere yüklediği tüm sıkıntıları ortadan kaldırabilir. Şeytanın yaşamımızdan talep ettiği bedeller ne olursa olsun bunların hiçbir anlamı yoktur. Cesaretimizi yitirdiğimizde, korkular içimizi kapladığında, iman eksikliği veya diğer sıkıntılarda olsun, hepsinden İsa Mesih sayesinde kurtulabiliriz. Bu kurtuluş karşılıksızdır. Tanrı’nın bir yaşam armağanıdır. Her insan için dertsiz ve sıkıntısız bir yaşama başlama olanağı bulunmaktadır. Birçokları bu kurtuluş yolunu keşfetmişlerdir. Sevgili okur, rica ederim, Tanrı’nın yardım teklifini kabul et ve İsa Mesih aracılığıyla gerçek kurtuluşa hak kazan. Böyle bir
 teklifi kaçırmak ister misin? Daha bugünden İsa’nın tarafına geç ve kazananların tarafına katıl. Hiçbir güçlük çekmeden O’na
gelebilirsin. Tanrı’dan sana yüreğini hazırlamada ve adım atmanda güç vermesini diliyorum.

Tanrı’nın bu yoldaki cesaret verici sözleri şöyledir:

"RAB size şöyle diyor; 'Bu büyük ordudan korkmayın, yılmayın! Çünkü savaş sizin değil, Tanrı'nındır. Bu kez savaşmak zorunda kalmayacaksınız. Yerinizde durup bekleyin, RAB'bin size sağlayacağı kurtuluşu görün, ey Yahuda ve Yeruşalim halkı! Korkmayın, yılmayın. Yarın onlara karşı savaşa çıkın. RAB sizinle olacak!'" (2.Tarihliler. 20:15-17)

“Yavrularım, kimse sizi aldatmasın. Mesih doğru olduğu gibi, doğru olanı yapan da doğru kişidir. Günah işleyen, İblistendir. Çünkü İblis, başlangıçtan beri günah işlemektedir. Tanrı'nın Oğlu, İblis'in yaptıklarına son vermek için ortaya çıktı." (1.Yuhanna. 3:7-8)

“Günahımız yok dersek, kendimizi aldatırız ve içimizde gerçek olmaz. Ama günahlarımızı itiraf edersek, güvenilir ve adil olan Tanrı, günahlarımızı bağışlayıp bizi her kötülükten arındıracaktır. " (1.Yuhanna. 1:8-9)

Şeytan kendisine tapınılmasını ister, materyalizm ve iç korku ile bezmiş olan insanları kendisine çekmek için sürüyle aldatmaca ve taklide başvurur.

Şeytan, İsa’ya yaptığı gibi insanlara da dünyanın tüm krallıklarını ve nimetlerini gösterir ve şöyle der: “Yere kapanıp bana taparsan, bütün bunları sana vereceğim' dedi. İsa ona şöyle karşılık verdi: ‘Çekil git, Şeytan! ‘Tanrın olan Rab'be tap, yalnız O'na kulluk et’ diye yazılmıştır. (Matta. 4:9-10)