Şeytanın Ortaya Çıkışı ve Amaçları Üzerindeki Esrar Tabakası

“İman ya da batıl inanç” konusu çok ciddi bir konudur. Belki bu yazıları sadece meraktan dolayı okuyorsunuz. Belki aklınız yanıt aradığınız sorularla meşgul. Gerçekten de bu konunun son derece önemli sonuçları vardır.

Öncelikle şeytanın çalışma yöntemlerini tanıyalım. Şeytan gerçekten vardır. O kendini şeytan olarak tanıtmaz. Çeşitli maskeler arkasına gizlenir. Tann’nın yardımı ile şeytanın maskesini düşürebiliriz. Bu da onun hiç hoşuna gitmez. Kim maskesinin düşürülmesini ister ki? Her şeyden önce, İsa Mesih’in zaferli olduğunu aklımızdan çıkarmayalım!

Konunun ciddiyeti ve sonuçları için dua etmek şarttır. Tanrı’nın koruması ve desteği için bu gereklidir. Tanrı dualarını duyacaktır. Sevgili okuyucu, içsel esenliğe kavuşmak için şu örnek duayı yüksek sesle edebilirsin:

“Yüce Tanrım, evrenin efendisi, İsa adıyla şu anda sana yaklaşıyorum. İsa Mesih, şeytan ile yaptığı savaşta zafer kazanmıştır. Bu gerçek için sana hamt ederim. Yüce Tanrım. bana şeytanın gerçek yüzünü ve aldatmacalarını gösterebilirsin. Şimdi İsa’nın değerli kanı adıyla senin göksel korumanı diliyorum. Kutsal Ruh’un ile beni doğru yola yönlendir ve Seni hayatımda hangi noktalarda üzdüğümü bana göster. Bu konuların ciddiyetini ve sonuçlarını kavramamda yardım et. Kurtuluşa giden yolda yürüyebilmem için yüreğimi hazırla. Senin şu sözüne güveniyorum: ‘Gerçeği bileceksiniz ve gerçek sizi özgür kılacak. ‘ Bu gerçeği bilmemi sağla. Benim yaşamımda da Sen zaferli ol! Senin sözün şöyledir: ‘Baba Oğul ’da yüceltilsin diye, benim adımla dilediğiniz her şeyi yapacağım. Benim adımla benden ne dilerseniz yapacağını. ’ inanıyorum ki bu söylediklerimi yerine getirebilirsin. Dualarımı duyduğun, yaşamımda zafer kazandığın ve beni mutlu bir insan kıldığın için için sana şükürler olsun. Amin. ”

Tann’nın rakibi şeytandır. O bir tesadüf eseri değildir. Onu göremesek bile o vardır. Genç bir adam şöyle diyordu: “Şeytana inanmam. Şeytan yoktur.” Şeytanın varlığına neden inanmadığını sorduğumda cevabı, “Onu hiç görmedim” oldu. Tanrı’ya inanıp inanmadığını sordum. “Evet, Tanrı’ya inanıyorum” dedi. “Hiç Tanrı’yı ya da kendi aklınızı gördünüz mü?” dediğimde, “Hayır, ne Tanrı’yı ne de aklımı görebildim” diye cevap verdi. “Eğer göremediğiniz bir Tanrı’nın varlığına ve bir aklınız olduğuna inanıyorsanız o zaman görmediğiniz şeytanın da varlığına inanmak zorundasınız” diye açıkladım. Ayrıca Kutsal Kitap’ta da şeytanın varlığından söz edilir.

İsa açıkça şöyle diyor:

“Yol, gerçek ve yaşam ben’im… Benim aracılığım olmadan Baha’ya kimse gelemez.” (yu. 14:6)

İsa, rakibi konusunda bizleri şöyle uyarıyor:

“Siz babanız İblistensiniz ve babanızın arzularını yerine getirmek istiyorsunuz. O başlangıçtan beri katildi. Gerçeğe bağlı kalmadı. Çünkü onda gerçek yoktur. Yalan söylemesi doğaldır. Çünkü o yalancıdır ve yalanın babasıdır. ” 
(Yuhanna. 8:44)

İki seçenek var: İsa ya “gerçekti” ya da bir yalancıydı. O yalancı olsaydı yaşamı birçok insanı bu kadar derinden etkileyebilir miydi? Eğer “gerçek” ise o zaman söylemiş olduklarına inanmamız gerekir. İsa bizi rakibine karşı korur. Tanrı’nın, ruhsal yaşamın ve bütün insanların belgelenmiş düşmanı şeytandır.

Kutsal Kitap ayetleri şeytanın gerçekten var olduğu konusunda bizi aydınlatıyor:

“Gökte savaş oldu. Mikail ve melekleri ejderhaya karşı savaştılar. Ejderha kendi melekleriyle birlikte karşı koydu, ama gücü yetmedi. Bu yüzden gökteki yerlerini yitirdiler. Büyük ejderha, iblis ya da Şeytan diye adlandırılan ve tüm dünyayı saptıran o eski yılan, melekleriyle birlikte yeryüzüne atıldı. ” (Vahiy. 12:7-9)

Tanrı sözleri doğrultusunda şeytanın varlığına hiç şüphe yoktur. Kutsal Kitap tüm dünyayı yoldan çıkarabilen şeytan konusunda bizleri uyarıyor. Peki şeytan bunu nasıl beceriyor? Bilgili ve zeki insanları onlar farkına bile varmadan yanlış yola nasıl sevk edilebiliyor? Son derece ince bir zekanın ürünü olan aldatma sanatı ve ustaca hazırlanmış gizlenme, şeytanın kullandığı yöntemlerdendir.

Martin Luther şöyle demişti: “Şeytan. Tanrı’nın en büyük maymunudur.” Bu söze hak vermek gerekir. Tanrı’ntn bize sevgiyle verdiklerini şeytan da başka yollarla verir. Şeytan günaha sürükler, bunun sonucu ölümdür. Tanrı ise bize değer verip sonsuz yaşam sunar Tanrı da şeytan da itaat ister. Tanrı’ya itaat iyi bir yaşam verir, şeytana itaat ise ölüm getirir. Kime itaat edeceğimizi iyi seçmek zorundayız.

“Söz dinleyen köleler gibi, kendinizi kime teslim ederseniz, sözünü dinlediğiniz kimsenin köleleri olduğunuzu bilmez misinit? Ya ölüme götüren günahın, ya da doğruluğa götüren sözdinlerliğin kölelerisiniz. “ (Romalılar. 6:16)

Şeytanın kendini gizleme konusunda başka kurnaz yöntemleri de vardır. O kadar çok gerçek kullanır ki, artık yalanlarına inanılır olur. Şeytan gerçekle dolu bir çuvalı yalan ipi ile bağlar. Bu yüzden birçok insan, yalanla gerçeği karıştırır halde bocalayıp durur. O, yalanlarla işi zorlaştırır.

Şeştan, ikiyüzlülük sanatının ustasıdır. İncil bizi şöyle uyarıyor:

Bu şaşılacak şey değildir. Şeytan bile kendisine ışık meleği süsü verir. ” (2.Korintliler. 1 1:14)

“İşık meleği” ifadesi ile şeytanın insana “huzur veren” biri olduğuna dikkat çekiliyor. Bu özelliği ile şeytan bize parlak ve baştan çıkarıcı yardım önerileri sunmaktadır. Tanrı’mn sözü açık: “Şeytan bile kendisine ışık meleği süsü verir.” Gerçekten de çok ustaca bir gizlenme! Bu örtünün altında şeytan neredeyse hiç görünmüyor. İleriki bölümlerde şeytanın kendini gizlemek için hangi örtüleri kullandığına ve bize ne tür yardım önerileri}. le yaklaştığına daha yakından bakacağız.

Sevgili okuyucu, size bir saldırı planlandı. Tanrı’nın bildirisi

şöyle diyor:

‘iblis’in hilelerine karşı durabilmek için Tanrı’mn sağladığı bütün silahları kuşanın ”
(Efesliler. 6:11)

Bir saldırı ya da suikast nasıl yapılır? Tabii ki, saldırganlar bu işi herkesin gözü önünde yapmazlar. Gizlendikleri yerden birdenbire ortaya çıkarak eylemlerini gerçekleştirirler. Tam şeytana uygun bir saldırı planı!

Hepimiz cephede bulunuruz. Rakibimiz görülmez. Sık sık ne olduğunu anlayıncaya kadar karşımızdaki rakibin kazandığını fark ederiz. Bir saldırıda çabucak şeytanın kurbanı oluveririz. Incil bu durumu şöyle açıklar:

“Çünkü savaşımız insanlara karşı değil, yönetimlere, hükümranlıklara, bu karanlık dünyanın güçlerine, kötülüğün göksel yerlerdeki ruhsal ordularına karşıdır. Bundan dolayı, kötü günde dayanabilmek, gerekli olan her şeyi yaptıktan sonra yerinizde durabilmek için Tanrı’nın bütün silahlarını kuşanın.” (Efesliler.6:12-13)

Tanrı bize yardım ettiğinde ve biz O’nun yardımını kabul ettiğimizde bunun için bir bedel ödemeyiz. Ama bilerek veya bilmeyerek şeytanın yardımını kabul ettiğimizde kesinlikle bedelini öderiz. Tanrı sevdiğinden dolayı bize yardım eder. Sevginin karşılığı yoktur. Şeytan ise bizi sevmez. Eğer şeytanın görünürde iyi olan yardımını kabul edersek sonra buna bir bedel ödemek zorunda kalırız. Şeytanın da amacı bizi mahvetmektir. İstediği bedel yüksektir. “Batıl İnancın Büyüsü ve Kapılma” adlı bölümde şeytanın yaptığı yardımlar karşılığında istediği bedeller sıralanmıştır. “İsa Aracılığıyla Kurtuluş” ve “Kurtuluşa Giden Yol” adlı bölümler bunun en önemli kısımlarını ele alır.

Burada şu sorun karşımıza çıkmaktadır: Şeytan zeki ve avdın insanları nasıl yoldan çıkarıyor? Tanrı’nın rakibi hangi maskeler altına saklanıyor? Onun gerçekte bizim üzerimizde büyük yaralar açacak olan gizli yardım teklifi nasıl bir şey? Kutsal Kitap’ta Tanrı bize bunları isimleri ile açıklıyor:

“Tanrınız RAB’bin size vereceği ülkeye girdiğinizde, oradaki ulusların iğrenç törelerini öğrenip uygulamayın. Aranızda oğlunu ya da kızını ateşte kurban eden, falcı, büyücü, muskacı, medyum, ruh çağıran ya da ölülere danışan kimse olmasın. Çünkü RAB bunları yapanlardan tiksinir. Tanrınız RAB, bu iğrenç töreleri yüzünden bu ulusları önünüzden kovacaktır. Tanrınız RAB’bin önünde yetkin olun. Ülkelerini alacağınız uluslar büyücülerin, falcıların öğüdüne kulak verirler. Ama Tanrınız RAB buna izin vermiyor.” (Yasa’nın Tekrarı.18:9-14)

Tanrı batıl inanç, okültizm ve ruhçuluğu “iğrenç” olarak nitelendiriyor. Hiçbir şekilde ‘zararsız vakit geçirme’ veya ‘eğlence’ olarak adlandırılmıyor. Batı 1 inanç ve büyücülükle ilgili bu günahlar, bizi Tanrı’nın yargısına uğratacak en ağır sapkınlıklardır.

Tanrı’nın gözünde günah olan bu iğrençliklere İsa’ya iman edenler kayıtsız kalamaz. Tanrı’nın sevgili Oğlu İsa, her türlü günahın bedelini hayatıyla ödemiş, o değerli kanını akıtmıştır. Böylece bu iğrenç günahların da bedeli ödenmiştir. İsa Mesih bu günahlardan kurtulma imkanını bize sağlamıştır.

...